
Toprağın özü
Zeytinyağı
Bahçeden hasada, sıkımdan doluma uzanan bir özen. Kaynağını bildiğimiz zeytinlerden.
Kökleri efsanede, emeği toprakta
Athena'nın efsanevi armağanından Anadolu'nun zeytinliklerine uzanan yolu, kendi bahçelerimiz ve ziraat mühendisliği birikimimizle sürdürüyoruz.
Hikâyeyi keşfet
ZEYTİNYAĞI✦SOFRALIK ZEYTİN✦ZEYTİN FİDANI✦ZİRAİ BİLGİ VE EMEK
01 · Bir armağanın yolculuğu
Adımızı Athena'nın zeytin armağanından alıyoruz. Zeytinin gerçek yolculuğu ise Anadolu'nun güneydoğusunda başlar. Aşağı kaydırdıkça harita ve sahneler bu iki hikâyeyi birlikte anlatıyor.
Efsanenin sanatsal yorumu
Kayalık toprak · ilk filiz
1. yıl · aşılı fidan
15. yıl · tam verim
1000. yıl · anıt ağaç
Klazomenai limanı · temsilî canlandırma
MÖ 6. yüzyıl işliği · temsilî canlandırma
Zeytinyağı denize açılıyor
Kabuk · etli kısım · çekirdekYabani zeytin, yani delice, Akdeniz'in hemen her kıyısında kendiliğinden yetişir. İnsanın bu ağacı seçip bahçeye dönüştürdüğü yer ise bugün Türkiye ile Suriye'nin buluştuğu kuzey Levant'tır. Genetik araştırmalar kültür zeytininin ilk evcilleştirildiği bölge olarak burayı gösteriyor ve süreci yaklaşık 6.000–7.000 yıl öncesine tarihliyor.
Hatay, Kilis ve Gaziantep çevresi bu nedenle zeytinin gen merkezi olarak anılır. Hikâyemizin haritası da burada, Anadolu'nun içinde açılıyor.
Efsaneye göre denizlerin tanrısı Poseidon ile bilgeliğin tanrıçası Athena, Atina'daki Akropolis tepesinde karşı karşıya gelir. Bu bir savaş değil, bir yarışmadır: insanların yaşamına en çok katkı yapan armağan, kentin koruyucusunu belirleyecektir.
Poseidon üç dişli yabasını kayaya vurur. Taş yarılır, içinden köpürerek su yükselir. Halk suyu tadar ve tuzlu olduğunu görür. Kaynak görkemlidir ama ne içilir ne de toprağı sular.
Sonra Athena öne çıkar. Az önce sarsılan kayalık toprağa eğilir ve oraya bir zeytin bırakır. Çatlakta küçük bir filiz belirir. Gövdesi güçlenir, dalları göğe uzanır. Yapraklarının bir yüzü yeşil, diğer yüzü gümüş gibi parlar.
Poseidon'un armağanı bir anda gelip bir anda tükenmiştir. Athena'nınki zamanla büyür.
“Bu ağacı size armağan ediyorum. Meyvesi sofranıza gelecek, yağı kandillerinizi aydınlatacak. Gölgesinde dinlenecek, odunundan yararlanacaksınız. Ona emek verirseniz çocuklarınız da meyvesini toplayacak.”
Karar Athena'dan yana verilir ve kent onun adını alır: Atina. Yarışmanın yaşandığı yer, sonradan Erekhtheion Tapınağı'nın yükseldiği alanla ilişkilendirilir.
Armağanın bir şartı vardır. Ağacı yetiştirmek, meyvesini toplamak ve yağını çıkarmak insanın emeğine bağlıdır. Zeytincilik burada başlar.
Efsane bir anda olur; gerçek ağaç ise yıllar ister. Tohumdan yetişen bir zeytin, doğal koşullarda meyve vermek için 15 yıla kadar bekleyebilir. İnsanlar bu yüzden en iyi ağaçları çelik ve aşıyla çoğaltmayı öğrendi. Bugün bir fidanın bahçede verime geçmesini hızlandıran da bu bilgidir.
Zeytin ağacı bir kez kök saldığında yüzyıllarca yaşar. Bir kuşağın diktiği ağacı sonraki kuşaklar budar, bakar ve hasat eder.
Zeytin, gen merkezinden kara yoluyla Anadolu'nun batısına yürüdü. Güneydoğudaki bahçelerden Çukurova'ya, oradan göller bölgesi üzerinden Ege'ye uzanan yolda her yöre kendi çeşidini ve bakım usulünü geliştirdi.
Doğu Akdeniz kıyısındaki Fenikeli denizciler MÖ 1200'lerden başlayarak Akdeniz ticaretine yön verdi. Zeytin ve yağ, deniz yolunda da yeni kıyılara taşınmaya başladı.
Gemiler Kıbrıs'ın kuzeyinden, Antalya ve Rodos açıklarından geçerek Ege'ye ulaşır. İzmir Körfezi'nin ortasında, bugünkü Urla'da, İyonya'nın on iki kentinden biri olan Klazomenai yükselir.
Kentin limanı, Ege'nin zeytin ve şarap ticaretinde işlek bir duraktı. Gemiler buradan yüklerini alıp denizaşırı limanlara dağılıyordu.
Klazomenai'de ana kayaya oyulmuş, MÖ 6. yüzyıla tarihlenen bir zeytinyağı işliği bulundu. Dünyanın bilinen en eski zeytinyağı üretim tesislerinden biri ve Anadolu'da geniş ölçekli üretimin en erken örneği.
Zeytinler taş havuzlarda ezilir, ahşap kollu preste sıkılır, yağ taş kanallardan akardı. Kente özgü kuşak bezemeli amphoralar zeytinyağını ve şarabı denizaşırı limanlara taşıdı. Athena'nın efsanevi armağanı burada üreticinin elinde gerçek bir işe dönüşmüştü.
İyonya limanlarından çıkan yol, Ege adaları üzerinden Yunanistan'a, İtalya'ya, Fransa'ya ve İspanya'ya ulaştı. Fenikeliler, Kartacalılar, Romalılar ve sonra Araplar zeytini Sicilya'dan Kuzey Afrika'ya kadar taşıdı. 16. yüzyılda İspanyollar onu Amerika'ya götürdü.
Anadolu'nun güney kıyısı da bu ağa bağlandı. Antalya'dan Mersin'e, Tarsus'tan Hatay'a uzanan kıyı, zeytinin doğduğu topraklara geri dönen halkayı tamamladı.
Athena'nın sözünü ettiği yağ, besin bilimi açısından da ayrı bir yerde durur. Zeytinyağının yağ yapısı büyük ölçüde tekli doymamış yağ asitlerinden, özellikle oleik asitten oluşur.
100 g zeytinyağında yaklaşık 14 mg. Hücrelerin oksidatif strese karşı korunmasına katkıda bulunur.
Kan pıhtılaşması ve kemik sağlığında rol alan K vitamini içerir.
Hidroksitirozol, tirozol ve oleuropein. Natürel sızma yağın acılık ve yakıcılığı büyük ölçüde bunlardan gelir.
AB, 20 g'ında en az 5 mg hidroksitirozol ve türevleri bulunan zeytinyağı için kan lipitlerinin oksidatif strese karşı korunmasına katkı beyanına izin verir. Etki günlük 20 g tüketimle elde edilir.
Sofralık zeytin de E vitamini, lif ve polifenol taşır; salamura nedeniyle sodyumu yüksektir. Polifenol miktarı çeşide, hasat zamanına ve işlemeye göre değişir.
02 · Üç kuşak, bir bahçe
Atena Olive'in zeytinle bağı, Kumluca'nın ilk postacısı olan dedemizin at arabasıyla başladı. Babamızın kara sabanıyla toprağa kök saldı. Bugün ziraat mühendisliğiyle sürüyor.
Dedemiz Ali Alkan, Kumluca'nın ilk postacısıydı. Herkes onu "Postacı Ali" diye tanırdı. Mektupla birlikte at arabasına yük de alır, Kumluca'yı Antalya'ya ve Muğla'ya bağlardı.
Kumluca'nın toprağında yetişen karpuzu ve mısırı at arabasına yükler, Antalya'ya ve Muğla'ya götürürdü. Yol uzun, araba ağırdı.
Dönüşte araba boş kalmazdı. Antalya'da ve Muğla'da bulduğu zeytin fidanlarını getirip bölgedeki köylere dağıtırdı. Kumluca'da zeytinliklerin çoğalmasında bu fidanların da payı vardı.
Gittiği yerlerden zeytin de alır, Kumluca'ya getirirdi. Böylece at arabası iki bölgenin zeytin bilgisini ve ürününü taşıyan bir köprü oldu.
Babamız Mithat Alkan toprağı kara sabanla işledi. Açtığı karıkların arasına zeytin dikti ve zeytin bahçesini kurdu. Dedemizin getirdiği fidanlar onun emeğiyle bahçeye dönüştü.
Bugün aynı yolu ziraat mühendisliğiyle sürdürüyoruz. Antalya ve Muğla'daki bahçelerimiz, dedemizin at arabasıyla gidip geldiği yolların üzerinde.
Postacı Ali'nin taşıdığı fidanlardan Mithat Alkan'ın kara sabanına, oradan bugünkü bahçelerimize.
03 · Zeytinin coğrafyası
Bugün Türkiye, zeytinin doğduğu toprakların yeniden dünyanın önde gelen üreticisi olduğu bir ülke. Bir bölgeye dokunun, o yörenin zeytinini tanıyın.
Bir bölgeye dokunun. Halkalı noktalar bahçelerimizin bulunduğu bölgeler: Antalya ve Muğla. Şematik gösterim; çeşitler örnektir ve yalnızca gösterilen bölgede yetiştikleri anlamına gelmez.
04 · Atena Olive dünyası
Ürün dünyamızı zeytinin kaynağını tanıyarak ve her aşamasına özen göstererek kuruyoruz.

Toprağın özü
Bahçeden hasada, sıkımdan doluma uzanan bir özen. Kaynağını bildiğimiz zeytinlerden.

Sofranın hafızası
Farklı çeşitler, salamura ve geleneksel işleme yöntemleriyle zeytinin lezzet dünyası.

Geleceğin kökleri
Bölgeye ve amaca uygun çeşit; dikim ve bakım desteğiyle yeni bahçeler.
Ürün görselleri temsilidir; ambalajlar henüz kesinleşmemiştir.
05 · Bizim hikâyemiz
Bahçelerimiz Antalya ve Muğla'da. Dedemiz Postacı Ali'nin fidanları ve babamız Mithat Alkan'ın kara sabanıyla başlayan bağımız, ziraat mühendisi olarak farklı bölgelerde edindiğimiz danışmanlık deneyimiyle büyüyor.
Üreticisini tanıdığımız, kalitesine güvendiğimiz zeytinleri fidandan sofraya kadar takip ediyoruz.

Aynı ağacın gölgesinde buluşalım
Antalya ve Muğla'daki bahçelerimiz, ürünlerimiz ve fidanlarımız hakkında görüşmek için bizi arayın.